Çarşamba , 4 Ağustos 2021

Müstear İsimle Yürek Yeme Sanatı

angry

Müstear isim, yani halihazırda varolan saygınlığın korunması için sığınılan o cüretkar limandan bahsetmek istiyorum biraz, varolan takma adlarımın hepsini bir bir masanın üzerine yayarak tabii.

Ne işe yarar müstear isim?

Gerçekte olamadığımız kadar cesur mu yapar bizi? Yoksa terbiye sınırlarını aşmamız için gerekli vize damgasını mı vurur alnımızın ortasına? Devlet görevlilerine fütursuzca küfretmemizi mi kolaylaştırır? Maske midir? Peki o maskenin arkasında olan gerçekte biz miyiz yoksa büründüğümüz maskenin rengine göre söylemlerimiz de değişiyor mu?

Eski yazarlar daha çok para kazanmak için daha çok yazmalıydılar, şimdiki reklam anlaşmaları nerdee! Panolarda gofretle kitap reklamı yan yana değildi tabii eskiden,  -kitaplar gofretten değildi-, hatta kitabın reklamı dilden dile dolanarak yapılırdı, dahası şimdiki gibi odak “yazar” da değildi. Haliyle kaç kuruş kazansın gariban yazarlar, takma adlara yaslanacaklardı tabii, Server Bedii’nin evinde oturduğunu söyleyen Peyami Safa gibi…

Peki ya sade vatandaş? Neden takma bir isim seçiyor kendine?

Birçoğumuz gerçek adımız ve soyadımızı sosyal medyanın kirli sokaklarına sokmuyoruz. Çünkü itibar çabuk zedelenen bir hücremizdir. Kendini yenilemesi de mümkün değildir. Sinir anında edeceğimiz birkaç kelime bizi işimizden de edebilir, ailemizden de. Bu ihtimalden korkan tedbirlilerin haricinde tabii ki özgürce terbiyesizleşmek isteyenler de var. Sokaklar, okullar, işyerleri, ev oturmaları, apartman toplantıları, kafe kolonileri… hepsi kendi içlerinde bir samimiyetsizlik alanı. Bayram günü karşınızda oturan uzak akrabanın aynı anda takma bir isimle twitter’da hakkınızda dedikodu yapmayacağını nereden bilebilirsiniz? Otobüste arkasında oturanların konuşmalarını dinleyip sosyal medyada canlı yayın yapmak çok eğlenceli bir şey değil mi? Sokakta dayak yemiş sarhoşları kameraya çekip youtube’a koymak da öyle. Ne de olsa gerçek adın ve soyadınla imza atmıyorsun yaptığın işin altına, istediğin kadar tecavüz edebilirsin insanların haklarına.

Müstear isim yahut güncel söylemiyle nikneym bir cesaret fitili değildir, lakin kimliğinizi deşifre etmeden, renginizi belli etmeden dilediğinizce konuşmanızı ve bunun sonucunda önyargılı yaklaşımları engelleyip gerçek düşüncelerinizi dinletmeyi sağlayabilir. Birileri “sanal dünya” deyip geçiyor, başka başka masalarda başka başka tabaklar kirleterek dolanıyor, fakat hesaplar tek bir adisyondan alınacak, bunu unutmasalar iyi ederler.

Hakkında Aysun Ellidokuzoğlu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir