Cuma , 6 Ağustos 2021

Tedirgin Bir Merhaba

 

Ömrümüzü, vaktimizi, kelimelerimizi, cümlelerimizi, fikirlerimizi ipotek altına alıyor üyelik sistemini başlattığımız her sosyal ağ, farkında mıyız? Her gün girip ortalığı kolaçan etmiyorsak, gündemle ilgili önemli olduğu ilan edilmiş kişilerin yorumlarını okumuyorsak, sonunda da olup biteni dehamızın mükemmel imbiğinden süzüp birkaç hikmet katresi aktarmıyorsak takipçilerimizin taymlaynına, öldüğümüzü zannediyorlar. Ölsek bile, son yazdığımız kelimelerde bir ölüm, bir veda, bir hüzün arayan otopsiler yapıyorlar manşete taşımak için…

 

Ölmediğimi göstermek için günde en az bir kere üyeliğimin bulunduğu ne kadar sosyal ağ varsa girerim, herbirine en az bir cümle bırakıp  hayatta olduğumu ispat ederim. Bu bir alışkanlık mı, bağımlılık mı bilemiyorum, ikisi de olabilir, fakat bambaşka bir yere de bağlanabilir, nereye mi: Toplu Halde İp Atlama Sendromuna.

 

Hani bahçenin bahçe, çocuğun çocuk yıllarda toplu halde ip atlanırdı ya (ipi bile nostaljik bir unsur gibi tanıtacak devirleri de gösterdi Rabbim, hayrolsun), sıra sana geldiğinde boş bir anınsa atlayamazdın, derin derin nefes alıp birkaç dönüşü kaçırıp içeri dalardın da ip bacağına dolanırdı ya… işte öyle kızsal bir el ayak dolanması yaşıyorum birkaç gün onlayn olmadığımda. Açıyorum blog sitesini, twitter’ı, hadi facebook aile müessesesi, ne yazsan beğenecek bir kuzen bulabilirsin, fakat diğer yerler özen istiyor, en azından geçmişindeki enfes tespitleri yazmış olan senden yüksek bir performans bekliyor, evet evet bunu dillendirmese de hepsi elleri kalbinde seni bekliyor. Bunun nasıl bir yük olduğunu siz de bilirsiniz. Çıta düşmemeli, şov devam etmeli, tespitleri yeri göğü inletmeli. Her mecranın farklı bir kitlesi, her kitlenin farklı bir beklentisi var. Blogda edebiyat sosuyla yazdığın market macerasını twitter’da şok bir cümleyle manşete taşımalısın, -bu başka bir yazısının konusu olsun-. Haliyle kelimelerden kelime seçmek günlük antrenmanını yapmamışlar için zor bir durum.  Çok meşhur biri olsam “Ali Rıza Binboğa…” yazıp geçerdim, takipçiler de alkışlamaktan avuçlarını patlatırlardı. Fakat değilim. İşbu yüzden her gün aktif bir şekilde en az bir cümle yazmalıyım ki ara soğumasın, sıra bozulmasın, ip boş geçilmesin, kelimelerim bitmesin…

 

Hakkında Aysun Ellidokuzoğlu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir