Pazar , 19 Eylül 2021

Tiyatro krizi

Birkaç gündür interaktif sözlükler ve twitter gündemini Sümeyye Erdoğan’ın Genç Osman isimli tiyatro oyununu terk etmesi meşgul ediyor.

Söylenenler doğruysa Sümeyye Erdoğan bu tiyatro oyununa gitmiş. En ön sırada oturmuş.  Oyunu izlerken de sakız çiğnemekteymiş. Oyunculardan birisi oyun esnasında Sümeyye Erdoğan’a bu sebeple sataşmış ve Sümeyye Erdoğan da bunun üzerine oyunu terk etmiş.

Bütün olay bu ve bunun etrafında o kadar şey söyleniyor ki inanılır gibi değil gerçekten.

Ben de burada bir iki laf edeyim bari.

Bizim milletimiz tiyatroyu fazla sevmez. Sinema daha cazip geliyor sanki. Sinemalar milyon dolarlık hasılatlar elde ederken tiyatro hakkında bu rakamların telaffuz edildiğini hiç duymadım. Genel olarak tiyatro pek rağbet edilen bir sanat olmasa da yine de tiyatroyu seven insanlar da az değil.

Bu yaşanan olaya gelirsek bence Sümeyye Erdoğan tiyatroyu terk etmekte yerden göğe kadar haklı.

Tiyatro izlerken sakız çiğnemek belki etik bir davranış değildir ancak her ne olursa olsun bir tiyatro oyuncusunun oyunun içinde olmadığı halde seyirciyle dalga geçmesi, saygsızlık yaptıysa bile onu küçük düşürmesi kabul edilir bir şey değildir. Ne olursa olsun oraya parasını verip gelmiş bir insanı kimsenin azarlamaya hakkı yoktur.

Bununla birlikte tiyatroda yaşanan bu olay saygısızlık olsa bile bunu ilk yapan kişi de Sümeyye Erdoğan değildir. Ben kaç defa tiyatroya gittiysem istisnasız hepsinde ya izleyicilerden birinin telefonu çalmıştır, ya da başka bir şey olmuştur. Bir kere Muhsin Ertuğrul sahnesinde bir oyun izlerken arka sıralardan garip bir ses duyulmuştu. Bütün seyirciler bu sesi duyunca bir şaşkınlık yaşamış ve arka taraflara doğru bakmıştık. Ama tiyatroyu oynayan oyuncular hiçbir şekilde pozisyonlarını değiştirmemiş oyunlarına aynen devam etmişlerdir.

Aynı oyunda yanımda oturan bir kadının telefonu bangır bangır çalmış üstelik kadın telefonu açıp konuşmaya başlamıştı. Ancak yine oyunculardan seyirciye yönelik en ufak bir tepki gelmemişti. O seyirci diğer seyircilerin bakışlarıyla uyarılmış ve yanlışını fark etmişti.

Yani demem o ki seyirci eğer bir saygısızlık yapmışsa veya oyuncu seyircinin saygısızlık yaptığını düşünüyorsa bunun uyarılma yeri sahne değildir, olmamalıdır. Saygısızlık yapan seyirciyi uyarmak için tiyatronun da kendine özel usulleri vardır. Temsil aralarında ufak bir anons ya da bir görevlinin nazikçe uyarısı her şeyi halledebilir. Burada da böyle olsaydı sanırım bu olay bir kriz haline dönüşmezdi.

Ancak bu böyle olmamış ve oyuncu bu hakkı kendinde nasıl bulduysa izleyiciyi oyun esnasında uyarma gereği duymuştur.  Profesyonel bir tiyatrocuya yakışmayan bir davranış olmasının yanı sıra bu davranış kesinlikle kabul edilemez.

Zira tiyatroya giden insanlar tornadan çıkmış gibi tiyatro izleme konusunda uzman insanlar olmayabilirler. Bazen beğenmedikleri sahneye anında tepki verebilirler. Mesela ben sırf gıcıklık olsun diye bir oyuna gidip oyunun ortasında oyuncuya el kol hareketi yapsam oyuncu bana karşılık verebilemez. Verirse ben de ona tekrar el kol hareketi yapsam bu böyle sürüp gitse bu sefer oyun hiç olur. Diğer seyircilere saygısızlıktır. Yani karşılık verirse profesyonel bir oyuncu değil demektir. Tam tersi de olabilir. Güzel bir sahnede “helal sana be” diye bağırsam oyuncu oyunu kesip de bana “çok teşekkür ederim beğendiğiniz için” diyebilemez. Derse yanlış yapmıştır. Sonu gelmez bunun.

Velhasıl kelam bu tiyatro krizinde Sümeyye Erdoğan sonuna kadar haklıdır. Gelgelelim Sümeyye Erdoğan oyunu terk ettikten sonra peşinden 150 tane polisin de oyunu terk etmesi anlaşılamamış bir durumdur. Bence asıl gündeme gelmesi gereken konu burası olması gerekirken internet aleminde başka şekilde tartışılması ilginçtir.

Ayrıca her daim  asilikle övünen insanların bu olayın ardından birden bire adabı muaşeret kanunlarını hatırlatma derdine düşmesi de manidardır.

 

Hakkında yakupaydin

Köşe Yazarı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir